13 Kasım 2011 Pazar

Ya Sonra



Bu gece uzun zamandır izlemeyi düşündüğüm, Özcan Deniz'in Ya Sonra adlı filmini izledim. Bilmiyorum ama Özcan Deniz'i seviyorum ben ya, yakışıklı da buluyorum. Yani bazen kıro falan diyorum ama, filmi izleyince bi kere daha anladım ki beğeniyorum kendisini. Neyse konu bu değil.

Ben 1 sene öncesine kadar evleniyodum aslında. Aşıktım, aşık olmuştuk ilk görüşte. Köpek gibi seviyodum, o da öyle. Ama biz sürekli kavga ederdik. Bin kere ayrılıp barışırdık. Çok kıskançtı, herşeyime karışırdı. Kaybetme korkusu vardı onda fazlasıyla, bi başkasına aşık olurum, bi başkasını severim diye çok korkardı. Beni sıkardı, ara sıra rahatsız olsamda sevdiğimden ses çıkarmazdım. Sonra biz ayrıldık, ama yapamadık ayrı. Evlenelim dedi, tamam dedim barıştık. Evet, kadınlar evliliğe kanıyolar burdan bunu çıkardım. Geç oldu gerçi biraz. Herneyse, yüzükler takıldı. Askere gitti, geldi ayrıldık. Yüzükler atıldı. 5-6 ay sonra yine barıştık. Sonra yine yüzükler takıldı. Aradan toplam 4 sene geçti, yüzükler takıldıktan sonra. Zar zor evlilik olaylarına girdik. Ailesiyle çok sorunlarımız oldu. Onlar beni pek benimseyemediler. En hafifletilmiş haliyle anlatıyorum ben aslında. Yaşattıkları çok çok zor şeylerdi. Ayrılık sebebimiz zaten ailesi. Kendisininde katkısı var tabi de, en büyük etken buydu.

Herşeyimiz hazırdı, evimiz, eşyalarımız, nikah tarihimiz, gelinliğim..
Nikaha 1 ay kala, onların istediği oldu ve biz ayrıldık. İlk ayrılığımızda olduğu gibi, bir kişi arayıpta neden, ne oldu demedi. 3-4 ay sonra biz görüştük, tekrar barıştık. Kimsenin haberi yoktu, sonra yavaş yavaş herkes öğrendi. Bu arada evleneceğim adam dünyanın belkide en yalancı insanıydı. Bana hep seni kaybetmemek için yalan söylüyorum dediyse de, bununda yalan olduğunu biliyorum. Bu sefer nikah tarihi almak için giderken ayrıldık, bi daha da görüşmedik. Aradan 5-6 ay falan geçti sanırım. Çoğu kimse bilmez son kez barıştığımızı, zaten ben ona pek inanmadığımdan herkese söylememiştim. Olurda yine ayrılırsak herkes tekrar sıkıntıya girmesin diye. Öyle de oldu.

Nasıl anlatsam bilmiyorum, ben bu adamla evleneceğim kendimi o kadar inandırmışım ki olmayınca hayat bitti sandım. Neredeyse 1 hafta ağzıma tek lokma bişey girmedi. Sürekli ağlıyodum gece gündüz. Genelde herkes uyuduğunda ağlar, herkes uyanıkken uyurdum. Zaman böyle geçiyodu, ya da ben geçmesini istediğimden böyleydim. Sonrakinde çok büyük yemin ettim, bir daha onunla barışmayacağıma dair. 7 yılımı vermiştim ona ve o bana bir yuva veremedi. İstediğim çok bişey değildi. Ben mutlu bi çocukluk geçiremedim, süper bi aile ortamım olmadı. Ama bundan sonra eğer aile olucaksak, mutlu olalım istedim. Tek istediğim mutluluktu. Ne para ne pul, gözümde hiçbişeyin değeri olmadı hiç. Yaşadıklarımın tümünü anlatsam, bir kezde sizden ne kadar aptal olduğumu duyacağımı biliyorum.

Bunları anlatırken hislerim bambaşka, bir de bu filmi izledikten sonra bambaşka oldu. İçimde onu özlediğimi söyleyen fısıltılar var, ama o benim hayatımı mahveden adam. Çok sevmek böyle bişey mi bilmiyorum, çok aşık olmak. Ama aşk bitti diyorum onun için. Bitmese başkasına gözüm bakar mı? Belkide bana yaşatılanlarda dolayı, bu şekilde ondan intikam aldığımı düşünüp rahatlıyorumdur. Hayattan tek istediğim mutlu bi aile olabilmekti. Şimdi tüm bunlar benim için imkansız gibi geliyo. Bilmiyorum birini sevmek çok zor, güvenmek çok daha zor. Bi de ben ya onunla bi yerlerde karşılaşırsam diye korkuyorum. Ne hissederim bilmiyorum.

Bizim ayrıldığımız bi dönem Issız Adam filmi vardı. Ona demiştim ki, gel bak bu sinemaya gidelim. Gittik, filmi izledik. Bizde işte dedim bunun gibi olucaz. Galiba öyle olucaz gerçekten.

Ben bi başkasını hayatıma almaya hazırım sanırım, ya da değilim kendimi kandırıyorum. Aslında mutlu olmak istiyorum sadece. Ben hayatıma birini aldım diyelim, onu sevdim o da beni sevdi. Yıllar bunu alışkanlığa çevirir mi diye korkuyorum da. Hem ya ona rastlarsam bi gün bi yerde? Ne düşünürüm, ne hissederim hiç bilmiyorum.

Ben hayatıma birini aldım diyelim, ya sonra?

-Çikolata Kız-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sayfalar